Katharine Burdekin – Swastika Geceleri Pdf Kitap İndir

Ünlü yazar Katharine Burdekin’in yazmış olduğu Swastika Geceleri isimli roman farklı türde içeriğe sahip olan alternatif hikayelerden birisidir. Hikayede yer alan mekanlar ve karakterler okurları derinden etkileyen unsurların başında yer alıyor. Özellikle otoriter yazarlar tarafından değerlendirilen bu kitap tam not alan kitaplardan birisidir. Encore Yayınları tarafından uyarlanan ve Türkçe’ye çevrilen Swastika Geceleri isimli yayın bugüne dek sahip olunan birçok gerçeği gün yüzüne çıkarıyor. Kitapta sizi bekleyen uçsuz bucaksız bir dünya yer alıyor. Aynı zamanda yaşanan olaylar ve olay döngüleri sizi şaşırtacak türden ayrıntılara sahiptir. Eğer siz de farklı türde bir roman arıyorsanız Katharine Burdekin’in hazırlayıp sunduğu Swastika Geceleri isimli romanı arşivinize ekleyebilirsiniz.

Katharine Burdekin’in Swastika Geceleri isimli romanının tanıtım bülteninde yer verilen ifadeler şu şekildedir; ”Modern toplumlarımızın günden güne totaliter rejimlere doğru kaydığı, filozof Slavoj Zizek’in dediği gibi kapitalizmle demokrasi arasındaki sonsuz evliliğin bittiği bir dönemde hepimizin kafasını kurcalayan şey nasıl bir geleceğin bizi beklediği. Eğer insanlık bu gelecekten işaretleri okuyamayıp bu geleceği değiştiremediği takdirde Katharine Burdekin’in 80 yıl önce kurguladığı faşist bir dünya olabilir mi bizi bekleyen?

Şiddet ve hainliğin erkeklere statü kazandırdığı, kadınların damızlık hayvan vasfına indirgendiği bu dünyada herkesin ortaklaşa taptığı tek bir şey vardır: LİDER

1937’de Hitler henüz yaşarken yazılan bu roman, uzun süre unutulmuş ancak 1980’lerde tekrar gündeme gelmişti. “1984” ve “Cesur Yeni Dünya” gibi büyük distopik romanların arasında yer alan Swastika Geceleri en önemli feminist eserlerden biri olarak görülmektedir. Önsözden alıntılarsak:

“Burdekin Swastika Geceleri’inde yedi yüz yıllık Nazi hegemonyasının ardından bir Avrupa hayal ederken, faşizmin tehlikeleri hakkında uyarıda bulunmaktan daha fazlasını yapıyordu. Burdekin’in kitabı, faşizm analizlerini, Hitler ve onun döneminin özelliklerinin ötesine geçerek ifade etmesi açısından önem taşımaktadır. Faşizmin erkek hegemonyasının olağan gerçekliğinden, cinsiyet rolleri açısından erkek ve kadınları kutuplaştıran bir gerçeklikten nitelik olarak değil, nicelik olarak farklı olduğunu iddia eden Burdekin, davranışın “eril” ve “dişil” şekillerini hicvetmektedir. Bu açıdan Nazi ideolojisi, “erkeklik kültünün” en uç noktaya ulaşmış halidir. Erkeklik kültüne karşı öne sürülen güçlü argumanların yanı sıra bu bağlantı, Burdekin’in kitabını 1930 ve 1940’larda yazılmış diğer pek çok anti faşist karşı ütopya kitabından ayırır.”

Yorum Yapılmamış

Yorumlar kapalı.